8 Mart 2021 Dünya Emekçi Kadınlar Günü Etkinliği

0 Duyurular No Comments

9 Mart 2021, 17:00 , Kadına Yönelik Şiddetle Mücadelede Hukuk üzerine konuşuyoruz

9 Mart 2021, 17:00 , Kadına Yönelik Şiddetle Mücadelede Hukuk üzerine konuşuyoruz

“Türk Kadın Mimarlarının Ulusal Sınırlar Ötesinde İnşası” – Etkinlik Daveti

0 Duyurular No Comments

İTÜ BMT KAUM’un düzenlediği seminer dizisi bünyesinde ‘Türk Kadın Mimarlarının Ulusal Sınırlar Ötesinde İnşası: ABD’den Tarihsel ve Kesişimsel Feminizm’e  Dair Bir Kesit’ başlıklı konuşmasıyla, İTÜ Mimarlık Bölümü mezunu Dr. Meral Ekincioğlu bir seminer verecektir. 
23 Aralık 2020 Çarşamba günü 18:30’da gerçekleşecek olan etkinliğe aşağıdaki Zoom linkini takip ederek ulaşabilirsiniz.

Katılım linki: https://itu-edu-tr.zoom.us/j/3702048574?pwd=Zm9zc1AwakZKREYxckVNdlBiM1Eydz09

Meeting ID: 370 204 8574

Passcode: 618354


Doktora derecesini İTÜ Mimarlık Fakültesinden alan Dr. Ekincioğlu MIT, Columbia ve Harvard üniversitelerinde ziyaretçi araştırmacı olarak bulunmuştur. Aşağıda kısa öz geçmişi ve seminer özeti bulunmaktadır. Etkinliği konuyla ilgileneceğini düşündüğünüz öğrenci ve araştırmacılarla paylaşmanızı dileriz.
———-
Türk Kadın Mimarlarının Ulusal Sınırlar Ötesinde İnşası:ABD’den Tarihsel ve Kesişimsel Feminizm’e * Dair Bir Kesit Meral Ekincioğlu, Dr. Mimar.MIT, Columbia ve Harvard üniversiteleri, ziyaretçi araştırmacıModern Türk mimarlığı üzerine (eleştirel) tarih ve tarih yazımı çalışmalarının odak noktasının, hala, ağırlıklı olan eril güç mekanizmaları ve ağlarıyla beslenen (ve çoğunlukla erkek) profiller ve üretimleri üzerine olması, mimarlığın eğitim, (tasarım) pratiği ve mesleğine dair bütüncül bir perspektifin kavranabilmesinde yetersiz kalmaktadır. Bununla birlikte, 21. yüzyılın küresel etkilerini deneyimlerken, söz konusu mimarlık tarihi ve tarih yazımı çalışmalarında, Türk mimarlarının, uluslararası mimarlık ortamları ile olan etkileşimi yerini almaya başlamışsa da, bu tarihi perspektif içinde de, benzer bir odak noktası ağırlıklıdır. Tarihsel olarak “bu (iki) büyük boşlukla” birlikte, (uluslararası) göç konusunun son yıllarda artan şekilde kritik bir konu haline gelmesi, çağdaş mimarlık problemleri, mimarlık tarihi ve tarih yazımında vurgulanmaya başlamakla birlikte, bu bağlamda da “kadın mimarların” karşılaştıkları zorluklar ve başarıları üzerine bilimsel araştırmalara ihtiyaç olduğu ileri sürülebilir. Tüm bunların ışığında bu sunum, ulusal ve uluslararası dünyanın “zorlu kesişiminde” öne çıkan bazı Türkiye kökenli kadın mimarlara odaklanmaktadır. Arşiv incelemeleri, birinci elden bilgi ve belgelere dayalı bu yakın ve tarihsel okuma, mimarlıkta eşitlik, üretimlerinin tanınırlılığı  ve ulusal sınırların ötesinde kendini ve kariyerini inşa etmek adına, kadın mimarların sıra dışı  potansiyellerini “görünür kılmaya” dairdir. Bunlarla birlikte, aynı zamanda, bu sunum, (eleştirel) modern Türk mimarlığı tarihi (ve tarih yazımı) ile günümüz mimarlığında süregelen baskın eril güç mekanizmalarına dair “bir yapısöküm” ve yapıcı bir tartışma başlatmayı amaçlamaktadır.

* Bu ifade, “intersectional feminism”in Türkçe çevirisi olarak kullanılmaktadır. 

Özgeçmiş:MIT-Technology – History, Theory and Criticism of Architecture Programiı’nin akademik sponsorluğu ile, iki sene süren doktora sonrası bilimsel araştırma projesinde “2. Dünya Savaşı’ndan günümüze, öne çıkan bazı Türkiye kökenli kadın mimarların ABD’de eğitim ve profesyonel kariyerlerinin tarihi” üzerine çalışan mimar, projelerine bu ülkede devam etmektedir. Uzmanlık alanında bulgularını MIT, Harvard, CUNY, Boston Üniversitesi, aynı kurumun “fellowship” desteği ile 71. “Society of Architectural Historians (SAH)” Uluslararası Konferansı, “Virginia Tech.-International Women in Architecture Symposium”, 53. “Middle East Studies Association (MESA)-Annual Meeting”, “Society of American Archivists-Research Forum” vb. de sunmuştur. Ayrıca “MIT-Consortium for Graduate Studies, Gender, Culture, Women & Sexuality (GCWS)”den sertifika sahibi olup (2019), MIT-Archnet için, öne çıkan Türk kadın mimarları üzerine bir koleksiyon projesini başlatmış ve geliştirmiş, “SAH-Women in Architecture” grubunun (2020), önerisinin sunulmasında yer almış üyelerindendir. Doktora tez araştırmalarına Harvard Universitesi’nde başlamış, bu çalışmalarına Columbia Universitesi’nde devam etmiş, Kenneth Frampton ve Reinhold Martin’in akademik destekleri ile, mimar-işveren üzerine olan çalışmaları ışığında, doktorasını, kayıtlı olduğu ITU-Mimarlık Fakültesi’nden almıştır. Lisans ve yüksek lisans derecelerini de ayni fakülteden alan mimar, ofis ve şantiye ortamlarında mimari tasarım pratiği, mimarlık eğitimi ve mimari yayın alanında görevler üstlenmiş, 5. Ulusal Mimarlık Ödülleri’nde Ödül Adayları arasında gösterilmiş, ve ABD’de mimari alanda kısa belgesel film çalışmaları gerçekleştirmiştir. Uzmanlık alanında uluslararası yayınları olup (2021), Türk Mimarlığının ilk kadın mimarları Leman Tomsu ve Münevver Belen’in de mezun olduğu Erenköy Kız Lisesi (1911-halen) mezunudur.

İTÜ BMT KAUM’un düzenlediği seminer dizisi bünyesinde ‘Türk Kadın Mimarlarının Ulusal Sınırlar Ötesinde İnşası: ABD’den Tarihsel ve Kesişimsel Feminizm’e  Dair Bir Kesit’ başlıklı konuşmasıyla, İTÜ Mimarlık Bölümü mezunu Dr. Meral Ekincioğlu bir seminer verecektir. 23 Aralık 2020 Çarşamba günü 18:30’da gerçekleşecek olan etkinliğe aşağıdaki Zoom linkini takip ederek ulaşabilirsiniz. Katılım linki: https://itu-edu-tr.zoom.us/j/3702048574?pwd=Zm9zc1AwakZKREYxckVNdlBiM1Eydz09 Meeting ID: 370 204 8574 Passcode: 618354 Doktora […]

25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü Etkinliği, “Dijital Şiddet” Çevrim içi Seminer

0 Duyurular No Comments

İTÜ Bilim Mühendislik ve Teknolojide Kadın Araştırmaları ve Uygulama Merkezi (İTÜ BMT KAUM) tarafından “25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü” kapsamında, 27 Kasım 2020 saat 13.00’de çevrimiçi gerçekleştirilecek olan “Kadına Yönelik Dijital Şiddet” seminerimize davetlisiniz.

Seminer konuğumuz İstanbul Barosu Kadın Hakları Merkezi Genel Sekreteri, Av. Seda ATAGÜL KEBABCI ile kadına yönelik şiddet ve pandemi döneminde artan dijital şiddeti konuşacağız.

İTÜ Bilim Mühendislik ve Teknolojide Kadın Araştırmaları ve Uygulama Merkezi (İTÜ BMT KAUM) tarafından “25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü” kapsamında, 27 Kasım 2020 saat 13.00’de çevrimiçi gerçekleştirilecek olan “Kadına Yönelik Dijital Şiddet” seminerimize davetlisiniz. Seminer konuğumuz İstanbul Barosu Kadın Hakları Merkezi Genel Sekreteri, Av. Seda ATAGÜL KEBABCI ile kadına yönelik şiddet ve pandemi […]

İstanbul Sözleşmesi’ni Yaşat ve Uygula, Üniversitelerarası Cinsel Taciz ve Saldırıya Karşı İşbirliği Grubu Ortak Metni

0 Duyurular No Comments

ÜNİVERSİTELERDE CİNSEL TACİZİ ÖNLEMEK İÇİN İSTANBUL SÖZLEŞMESİ’Nİ YAŞAT VE UYGULA

Üniversitelerarası Cinsel Taciz ve Saldırıya Karşı İşbirliği Grubu Ortak Metni

            Kadına Yönelik Şiddet ve Ev İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye Dair Avrupa Konseyi Sözleşmesi (kısaca İstanbul Sözleşmesi), ayırımcılık yasağının gerçekleştirilmesi ve cinsiyete dayalı şiddetle mücadelede tarafı olduğumuz temel uluslararası hukuk metinlerinden bir tanesini oluşturmaktadır. İstanbul Sözleşmesi’ne göre toplumsal cinsiyete dayalı şiddet bir insan hakları ihlali ve ayırımcılık türüdür. Sözleşmeci devletlerin ise sadece insan haklarına saygı gösterme şeklinde negatif yükümlülüğü değil; aynı zamanda özen yükümlülüğü gereği bireyleri üçüncü kişilerin şiddet eylemlerinden koruma ve bunun için gerekli önlemleri alma yükümlülüğü söz konusudur.

            Kadın-erkek fark etmeksizin herkesin şiddetsiz bir toplumda haklardan eşit şekilde istifade ederek yaşama hakkı vardır. İşte İstanbul Sözleşmesi, insan onuruna uygun bu yaşamı güvence altına almakta ve üçüncü kişilerden kız çocuklarına ve kadınlara yönelen baskı, şiddet ve sömürüye karşı iç hukuklarda insan haklarını güçlendirmektedir. Toplumun geleceğini kurma misyonunu üstlenen üniversitelerin de İstanbul Sözleşmesi’nin toplumsal cinsiyete dayalı şiddetin ve ayırımcılıkların ortadan kaldırılması ve önlenmesi amacını tavizsiz bir şekilde savunması ve yerine getirmesi gerekmektedir.

            Üniversiteler, hem yarattıkları demokratik kamusal tartışma ortamının hem cinsiyet fark etmeksizin herkesin eğitim ve çalışma hakkına eşit erişiminin hem de akademik çalışma ortamının güvenliğini ve erişilebilirliğini sağlamakla yükümlüdür. Bunun için ise başta kampüsler olmak üzere üniversite eğitim ve çalışma ortamı ile bağlantılı tüm mecralarda ve üniversite paydaşları (öğrenciler, akademik ve idari personel, öğrenci yurtları ve lojmanlar gibi yerleşim yerleri, sosyal ve sanal ortam gibi) arasında cinsel tacizi önlemek için İstanbul Sözleşmesi’ni yaşatma ve uygulama sorumluluğu altındadır.

            İstanbul Sözleşmesi’ne hakim olan temel ilkeler çerçevesinde,

  • Cinsel tacizin bir şiddet ve ayırımcılık biçimi, insan hakları ihlali olduğunun farkında olma,
  • Gerekli özeni göstererek başvuru ve şikayetleri ciddiye alma,
  • Soruşturma ve cezalandırmanın yanı sıra önleyici ve koruyucu tedbirleri alma,
  • Şiddete maruz kalma durumunda başvuru ve hak arama yollarını açık ve anlaşılır şekilde tanıtma ve hukuken düzenleme,
  • Gizlilik ve güven ilişkisi çerçevesinde işleyen ve şiddete maruz kalan ile işbirliği ve dayanışma içinde çalışan birimler kurma,
  • Üniversite ortamında farkındalık ve bilinç yükseltme çalışmaları düzenleme şeklinde etkin ve somut çözüm mekanizmalarının tesisi üniversitelerin başlıca görevidir.

            Ancak bu şekilde üniversiteler cinsiyetçilik ile cinsel taciz ve saldırıya sıfır tolerans politikalarını hayata geçirebilecek ve eylem planlarını, teşkilat yapılarını, sundukları hizmetleri ve ortamı cinsiyet fark etmeksizin herkesin eğitim ve çalışma hakkından ve akademik özgürlüklerden eşit şekilde istifade ettiği alanlara dönüştürebilecektir.

            Ankara’da üniversite öğrencisi F.A.’nın maruz kaldığı şiddet ve ölüm tehdidine karşı, akademik eğitim ve çalışma ortamında bu tür insan hakları ihlallerinin ve şiddetin ortadan kaldırılması ve tekrar yaşanmaması için İstanbul Sözleşmesi’ni yaşatmanın ve uygulamanın gerekliliğini vurguluyoruz. Üniversitelerde cinsel tacize ve saldırıya karşı kadınların susmadığı ve susturulmadığı politika ve uygulamaların yaşama geçirilmesinin aciliyetinin, her türlü şiddete ve ölüm tehditlerine karşı yaşamı savunmanın zaruretinin, şiddetin cezasız kalmayacağının sağlanmasına ilişkin kararlılığımızı kamuoyu ile paylaşıyoruz.

#FAyalnızdeğildir #istanbulsözleşmesiniuygula #ctshepyanında

 

ÜNİVERSİTELERDE CİNSEL TACİZİ ÖNLEMEK İÇİN İSTANBUL SÖZLEŞMESİ’Nİ YAŞAT VE UYGULA Üniversitelerarası Cinsel Taciz ve Saldırıya Karşı İşbirliği Grubu Ortak Metni             Kadına Yönelik Şiddet ve Ev İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye Dair Avrupa Konseyi Sözleşmesi (kısaca İstanbul Sözleşmesi), ayırımcılık yasağının gerçekleştirilmesi ve cinsiyete dayalı şiddetle mücadelede tarafı olduğumuz temel uluslararası hukuk metinlerinden bir tanesini […]

8 Mart Dünya Kadınlar Günü Etkinliği, 6 Mart 2020

0 Duyurular No Comments

Yaratıcı Endüstri ve Teknolojide Fark Yaratan Kadınlar

Dünya Kadınlar Günü kapsamında 6 Mart saat 10.00’da SDKM Büyük Salonda gerçekleştireceğimiz etkinliğimize davetlisiniz.

 

Yaratıcı Endüstri ve Teknolojide Fark Yaratan Kadınlar Dünya Kadınlar Günü kapsamında 6 Mart saat 10.00’da SDKM Büyük Salonda gerçekleştireceğimiz etkinliğimize davetlisiniz.  

TÜBİTAK Süreçlerinde Kadın Araştırmacıların Katılımının Artırılmasına Yönelik Politika İlkeleri Yayınlandı

0 Duyurular No Comments

TÜBİTAK, fırsat eşitliği yaklaşımını bir politika belgesi ile somutlaştırmak ve uygulamalara yol gösterici olması amacıyla tüm Ar-Ge ve yenilik alanlarında kadın-erkek araştırmacılar arasında dengenin sağlanması ve korunması adına aşağıdaki politika temel ilkelerini oluşturmuştur.

TEMEL İLKELER: 

1. TÜBİTAK, bilimsel mükemmeliyet ve/veya araştırma kalitesinin teminini gözeterek Ar-Ge ve yenilik destek programları kapsamında

  • karar almaya yönelik oluşturulan yönetişim mekanizmalarında (grup yürütme kurulları ve danışma kurulları),
  • proje değerlendirme ve izleme süreçlerinde  

kadın ve erkek araştırmacıların katılımı hususunda denge gözetilmesini benimser ve gerekli görüldüğü durumlarda kadın araştırmacı oranının dengeyi sağlayacak şekilde artırılmasını öncelikler.

2. TÜBİTAK, kadın araştırmacıların Ar-Ge ve yenilik destek mekanizmalarına başvurularını teşvik etmek amacıyla, araştırmacıların bakmakla yükümlü oldukları bebek veya küçük çocuklarına yönelik ihtiyaç duydukları kolaylaştırıcı tedbirlere Ar-Ge ve yenilik destek mekanizmaları mevzuatlarında yer verilmesine önem verir.

3. TÜBİTAK aracılığıyla desteklenen Ar-Ge ve yenilik projeleri kapsamında oluşturulan proje ekipleri içinde kadın araştırmacı ve/veya bursiyerlere yer verilmesini teşvik eder.

4. Teknoloji tabanlı girişimcilik alanında kadın araştırmacılara özel çağrıların yayınlanmasını teşvik eder.

5. TÜBİTAK, Ar-Ge ve yenilik destek programları kapsamında ve Ar-Ge merkez ve enstitüleri aracılığıyla yürütmekte olduğu faaliyetlerde kadın-erkek araştırmacı dengesini istatistikler aracılığıyla düzenli olarak izler.

6. TÜBİTAK, araştırma kalitesini temin etmek kaydıyla araştırma merkez ve enstitülerinde istihdam edilen araştırmacılar arasında kadın ve erkek araştırmacı dengesinin sağlanmasına üst derecede özen gösterir.

7. Ar-Ge ve yenilik alanındaki TÜBİTAK tarafından yürütülen faaliyetlerde kadın araştırmacılara sağlanan kolaylıklar ve verilen öneme ilişkin farkındalık faaliyetleri yürütür.

8. Politika dokümanının TÜBİTAK Yönetim Kurulu tarafından onaylanması ile birlikte belgede yer verilen tedbirler pilot olarak uygulanmaya başlanır ve yaygınlaştırılır.

9. TÜBİTAK, bu politika ilkelerinin uygulanmasını izleyecek ve gerektiği takdirde gözden geçirerek geliştirecektir. Bu politika ilkeleri 24.12.2019 tarihinden itibaren yürürlüğe girer.

 

Haberin ayrıntıları için TÜBİTAK sitesini ziyaret edebilirsiniz.

https://www.tubitak.gov.tr/tr/haber/tubitak-sureclerinde-kadin-arastirmacilarin-katiliminin-artirilmasina-yonelik-politika-ilkeleri

 

TÜBİTAK, fırsat eşitliği yaklaşımını bir politika belgesi ile somutlaştırmak ve uygulamalara yol gösterici olması amacıyla tüm Ar-Ge ve yenilik alanlarında kadın-erkek araştırmacılar arasında dengenin sağlanması ve korunması adına aşağıdaki politika temel ilkelerini oluşturmuştur. TEMEL İLKELER:  1. TÜBİTAK, bilimsel mükemmeliyet ve/veya araştırma kalitesinin teminini gözeterek Ar-Ge ve yenilik destek programları kapsamında karar almaya yönelik oluşturulan yönetişim mekanizmalarında […]

Kadın ve Çocuk İstismarı/ Şiddet ve Nedenleri Semineri, 27 Kasım 2019

0 Duyurular No Comments

Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü kapsamında 27 Kasım saat 17:00’de Avukat Taciser Ülkü Levent ile şiddet ve nedenlerini konuşacağımız etkinliğimize katılımınızdan mutluluk duyarız.

İTÜ BMT-KAUM

 

27 Kasım 2019, 17.00
İTÜ SDKM, Workshop Odası 3
(Adres: İTÜ Ayazağa Kampüsü)

 

Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü kapsamında 27 Kasım saat 17:00’de Avukat Taciser Ülkü Levent ile şiddet ve nedenlerini konuşacağımız etkinliğimize katılımınızdan mutluluk duyarız. İTÜ BMT-KAUM   27 Kasım 2019, 17.00 İTÜ SDKM, Workshop Odası 3 (Adres: İTÜ Ayazağa Kampüsü)  

Eyvah CEO Doğuruyor Semineri, 23 Ekim 2019

0 Duyurular No Comments

Toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanmasında erkeklerin rolü ve iş dünyasında çeşitliliğin önemini konuşmak için 23 Ekim saat 18.00’ de Galip Sağıroğlu Salonunda, toplumsal cinsiyet aktivisti ve Egon Zehnder Kıdemli Ortağı Murat Yeşildere tarafından “Eyvah CEO Doğuruyor” başlıklı seminer düzenlenecektir.

Katılımınızdan mutluluk duyarız.
İTÜ BMT-KAUM

 

23 Ekim 2019, 18.00
Galip Sağıroğlu Salonu
(Adres: İTÜ Ayazağa Kampüsü, Maden Fakültesi)

 

Murat Yeşildere: Boğaziçi Üniversitesi Endüstri Mühendisliği mezunu olan Murat Yeşildere, University of Manchester Bilim & Teknoloji Enstitüsü’nde İş Ekonomisi master programını tamamladı. Finansal kiralama, hazine ve fon yönetimi gibi alanlarda çalışan Yeşildere halen yönetim danışmanlığı firması olan Egon Zehnder Kıdemli Ortağı olarak görev yapmaktadır.

Yirmi yılı aşkın süredir liderlerin istihdamı alanında çalışan Yeşildere, farklı bakış açıları ve çeşitliliğin yarattığı zenginliği savunan bir toplumsal cinsiyet eşitliği aktivistidir. Toplumsal cinsiyet eşitsizliğini gündeme taşıyan, şirketleri bu konuda harekete geçirmek için yoğun çaba gösteren ve toplumsal cinsiyet eşitliğini savunan sivil toplum kuruluşlarında aktif rol alan Yeşildere aynı zamanda YANINDAYIZ ve Make-A-Wish dernekleri yönetim kurulunda, Bağımsız Kadın Direktörler Platformu ve Profesyonel İş Kadınları Derneği (PWN) danışma kurulunda ve %30 Kulübü Türkiye yapılanmasının yürütme kurulunda görev yapmaktadır. Ayrıca İTÜ BMT-KAUM danışma kurulu üyesidir.

Toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanmasında erkeklerin rolü ve iş dünyasında çeşitliliğin önemini konuşmak için 23 Ekim saat 18.00’ de Galip Sağıroğlu Salonunda, toplumsal cinsiyet aktivisti ve Egon Zehnder Kıdemli Ortağı Murat Yeşildere tarafından “Eyvah CEO Doğuruyor” başlıklı seminer düzenlenecektir. Katılımınızdan mutluluk duyarız. İTÜ BMT-KAUM   23 Ekim 2019, 18.00 Galip Sağıroğlu Salonu (Adres: İTÜ Ayazağa Kampüsü, […]

Abel Ödülü İlk Kez Bir Kadın Matematikçiye Verildi (Mart, 2019)

0 Duyurular No Comments

Matematiğin Nobel’i olarak bilinen Abel Ödülü bu yıl ilk defa bir kadın matematikçiye verildi. Norveç Bilim ve Edebiyat Akademisi’nin prestijli ödülü Abel’ı Amerikalı profesör Karen Keskulla Uhlenbeck aldı.

Jüri tarafından “fen ve matematik alanlarında cinsiyet eşitliğinin önemli bir savunucusu” olarak değerlendirilen Uhlenbeck’in “geometrik analizler ve ayar teorisi hakkındaki temel çalışmalarıyla matematiksel görünümü önemli biçimde etkilemesi” sebebiyle ödüle layık görüldüğü ifade edildi.

Matematiğin Nobel’i olarak bilinen Abel Ödülü bu yıl ilk defa bir kadın matematikçiye verildi. Norveç Bilim ve Edebiyat Akademisi’nin prestijli ödülü Abel’ı Amerikalı profesör Karen Keskulla Uhlenbeck aldı. Jüri tarafından “fen ve matematik alanlarında cinsiyet eşitliğinin önemli bir savunucusu” olarak değerlendirilen Uhlenbeck’in “geometrik analizler ve ayar teorisi hakkındaki temel çalışmalarıyla matematiksel görünümü önemli biçimde etkilemesi” sebebiyle ödüle […]

8 Mart Dünya Kadınlar Günü Etkinlikleri, 7-8 Mart 2019

0 Duyurular No Comments

Günümüzde gittikçe hızlanan zaman akışı içinde sıklıkla kendimize ve çevremize dair farkındalığımızın azaldığı ve yoğun stresin etkisini hissettiğimiz anlar yaşıyoruz. Hayata anlam katarken farklı sorumlulukları bir arada taşıyan kadınlar olarak tüm zorluklara rağmen hayat sevinci ve enerjimizi sürdürmek zor olabiliyor. Kadının hayata dokunuşunu, yarattığı değer ile bir kez daha hatırlatan bu özel günde Doç. Dr. Zümra Atalay ile zamanın akışı içinde kendimizi ve çevremizi daha yüksek bir farkındalıkla anlamayı ve Doç. Dr. Şafak Nakajima ile de aklımızı ve bedeni tehdit eden stresi tanıyarak baş etme yollarını konuşacağız. Program AVAZE Türk Müziği Kadınlar Topluluğunun gerçekleştireceği müzik dinletisi ile tamamlanacak.

Doç. Dr. Zümra Atalay
Selçuk Üniversitesinde tamamladığı lisans, yüksek lisans ve doktora eğitimi sonrası Rochester Üniversitesi Psikoloji Bölümünde “Mindfulness ve Psikolojik İhtiyaçlar” projesini gerçekleştiren Atalay, MEF Üniversitesi Psikolojik Danışma ve Rehberlik Bölümü Başkanı olarak görev yapmaktadır. Ulusal ve uluslararası hakemli dergilerde yayınlanan çok sayıda makalesinin yanı sıra sunduğu bildiriler, düzenlediği workshoplar ve mindfulness ile farkındalığa dair yayınlanmış kitapları vardır.

Doç. Dr. Şafak Nakajima
Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesinden mezun olan Nakajima, Akdeniz Üniversitesinde tamamladığı uzmanlık eğitiminin ardından Japonya Osaka Üniversitesinde Viroloji doktorası yaptı. Kanada, Çin, İngiltere, ABD, İrlanda gibi ülkelerde psikoloji eğitimleri de alan Nakajima, bütüncül tıp alanında yirmi yılı aşkın zamandır doktor olarak hizmet sunmaktadır. Tıp, psikoloji, felsefe ve bilim konularında yazdığı makalelerinin yanı sıra yayınlanmış iki kitabı vardır.

Günümüzde gittikçe hızlanan zaman akışı içinde sıklıkla kendimize ve çevremize dair farkındalığımızın azaldığı ve yoğun stresin etkisini hissettiğimiz anlar yaşıyoruz. Hayata anlam katarken farklı sorumlulukları bir arada taşıyan kadınlar olarak tüm zorluklara rağmen hayat sevinci ve enerjimizi sürdürmek zor olabiliyor. Kadının hayata dokunuşunu, yarattığı değer ile bir kez daha hatırlatan bu özel günde Doç. Dr. […]